Mesaj Panosu

by Selçuk Uygur

İletmek istediğiniz değerli mesaj, soru ve yorumlarınızı bu sayfa aracılığıyla paylaşabilirsiniz.

Not: Gönderileriniz spam ve içerik kontrolü neticesinde onaylanacaktır.

20 yorumlar

Ayça Bozoğulları 2 Nisan 2020 - 12:56

Merhaba Selçuk Bey!

Öncelikle yaptığınız işi çok beğendiğimi, bir dil edebiyat öğrencisi olarak sizi örnek aldığımı belirtmek isterim. Size mail adresinizden ulaşmak istedim fakat sadece burayı buldum size ulaşmak için. Twitter hesabınız mesajlara kapalı, mentionlardan beni görebileceğinizi düşünmüyorum. II.Dünya Savaşı holokost zamanı kiliselerin tutumu ve Nazı yönetimine karşı oluşan çeteler hakkıında bilgi edinip bir şeyler yazmak istiyorum. Bildiğiniz güvenilir yerli yabancı kaynak önerinize açığım. İleri seviyede ingilizce ve başlangıç seviyesinde almanca biliyorum. Görüş ve önerileriniz benim için çok önemli. İyi günler…

05453254376 telefon numaramdır. İstediğiniz zaman ulaşabilirsiniz. Teşekkürler

Cevap
Selçuk Uygur 18 Nisan 2020 - 22:12

Ayça Hanım merhaba,

Öncelikle güzel sözleriniz için teşekkür eder ve çalışmalarınızda başarılar dilerim. Papa XII’nci Pius ve Katolik Kilisesi’nin Holokost dönemindeki “soykırım diplomasisi” için Michael Phayer’ın “The Catholic Church and the Holocaust, 1930–1965″ı başucu eseri niteliğindedir. “Nazi yönetimine karşı oluşan çetelerden” kastınızı tam olarak anlamış değilim fakat Hitler Almanyası içerisindeki sivil ve askerî muhalefeti Paddy Ashdown, “Standing up to Hitler 1935–1944” isimli çalışmasıyla nispeten derleyip topladı. Öncesinde sivil ve askerî muhalefeti çeşitli kaynaklardan ve parça parça okumak durumunda olduğumuz için çalışma bilhassa önem arz ediyor. Alman ordusuna mensup olup, esir düşmelerini müteakip taraf değiştirerek Sovyetler bünyesinde Nazi Almanyası’na karşı dönen Alman subay ve askerler için ise Karl-Heinz Frieser’in “Nationalkomitee Freies Deutschland. Der Krieg hinter Stacheldraht in sowjetischen Gefangenenlagern” makalesi ile Bodo Scheurig’in “Verräter oder Patrioten: Das Nationalkomitee ‘Freies Deutschland’ und der Bund Deutscher Offiziere in der Sowjetunion 1943-45” isimli çalışmalarını öneriyorum. Şayet Almancanız yetmez ise, Antony Beevor’un “Stalingrad” isimli çalışmasındaki ilgili kısım da “Seydlitz-Truppen”e dair bir nebze fikir sahibi olmanızı sağlayacaktır.

Selamlar, kolaylıklar.

Cevap
Yasar 7 Nisan 2020 - 19:23

Selçuk abi merhaba. Kendimce vatanperver bir kardeşin olarak senin gibi bir ağabeyin var olduğunu bilmek beni sevindiriyor. Eserlerini ve fikirlerini yakından takip ediyorum. Fikirlerinin bizler için değerli olduğunu bilmeni isterim.

Cevap
Oguzhancigim 7 Nisan 2020 - 19:28

Selcuk Hocam, Amerika’nin neresinde olursam olayim her sabah acip tweetlerinizi kontrol etmekten yorulmuyorum.

Sagi ve sevgiyle.

Atlanta’nin Adanalisi

Cevap
Selçuk Uygur 18 Nisan 2020 - 20:50

Eksik olma Oğuzhan, en iyi dileklerim seninle. İyi zaman geçir ve kendine dikkat et.

Cevap
Berat 7 Nisan 2020 - 19:31

Merhabalar hocam kitaplığınızı paylaşma şansınız var mı?

Cevap
Selçuk Uygur 18 Nisan 2020 - 21:45

Onca rafın teker teker fotoğrafını çekmek ve paylaşmak takdir edersiniz ki biraz meşakkatli olur, yine de uygun bir zamanda deneyeceğim.

Selamlar.

Cevap
Elif Zülal Biçer 7 Nisan 2020 - 20:01

Merhabalar, lise öğrencisiyim ve kendimi dil yönünden geliştirmek istiyorum. İngilizce ve -arabistanda bir müddet yaşadığımızdan- orta seviyede arapça biliyorum ama almanca öğrenmek istiyorum. Nasıl kendimi geliştirebileceğime dair tavsiyelerinizi alabilirsem çok mutlu olurum.

Cevap
Selçuk Uygur 18 Nisan 2020 - 20:43

Merhabalar,

Almanca eğitimi için yaşadığınız şehirde Goethe-Institut varsa yazılmanızı, yahut ana dili Almanca olan bir kişiden hususî olarak ders almanızı öneririm. Alman dilinin, örneğin Infinitiv’in (fiilin mastar hâli) Präteritum’a (yazı dilinde di’li geçmiş zaman) dönüşürken ne şekilde dönüşeceğini tahmin etmenizi sağlayan ve çoğunlukla isabetli olan birtakım püf noktaları var. Aksi takdirde fiilin Präsens’ini, Präteritum’unu, Perfekt’ini tek tek ezberlemeye kalkabilir ve işin içinden çıkamayacağınızı düşünebilirsiniz. İyi bir hoca, Alman dilinin bu tür düğüm gibi görünen noktalarını çeşitli formüllerle sizin için çözecek ve B1 seviyesine gelmenizin ardından gerisi (her dilde olduğu gibi) hedef dilde ne kadar okuduğunuz, dinlediğiniz ve yazdığınıza bağlı bir aşinalık meselesi olacaktır. Ayrıca, kelimeleri en başından itibaren artikelleriyle öğrenmeye gayret edin, zira göreceksiniz ki Almancada ismin hâlleri artikellere bağlı olarak dönüşmektedir ve artikel bilgisi olmaksızın kendinizi ifade etmek neredeyse imkânsızdır.

Sevgiler, selamlar.

Cevap
Oğuzhan 8 Nisan 2020 - 01:13

Yıllardır takip ettiğim aynı fikir ve düşüncelerde olmaktan gurur duyduğum bir büyüğümsün Selçuk abi 🙂 Başarılar seninle olsun

Cevap
Selçuk Uygur 18 Nisan 2020 - 20:18

İyi dileklerin için çok teşekkür ediyorum Oğuzhan, o şeref bana ait.

Sevgiler, selamlar.

Cevap
Sefa Mustafa Altın 9 Nisan 2020 - 20:28

Selamlar Selçuk hocam ben Sefa, iki yıldır Twitter aracılığıyla sizi takip etmekteyim. Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki, yaptığınız işleri, attığınız tweetleri, tarihe olan ilginizi saygıyla takip ediyorum ve beğeniyorum. Şuan Orta Doğu Teknik Üniversite’sinde Tarih okumaktayım, şunu belirtmek isterim ki, bu bölümden mezun olan ve hatta hoca olan çoğu insandan daha iyi işler çıkardığınızı düşünüyorum ve sizi bir rol model olarak görüyorum açıkçası. Bu mesajda uzun zamandır düşündüğüm,hissettiğim şeyleri yazıp bu zor günlerde belki biraz moral sağlarım diye düşündüm umarım sağlığınızda bir sıkıntı yoktur, geçirdiğiniz operasyon için de geçmiş olsun dileklerimi iletmiş olayım böylelikle.Sağlıklı ve mutlu günler dilerim, Türk tarihçiliğinin size ihtiyacı var kendinize iyi davranın…

Cevap
Selçuk Uygur 18 Nisan 2020 - 20:18

Sefa merhabalar,

Sağlık ve sıhhat dileklerin için teşekkür ederim. Ülkemizin tarih literatürüne katkı sunduğuma ilişkin için güzel sözlerin için yine teşekkür etmekle birlikte, kendimi tarihçi, akademisyen vb. olarak addetmediğim için (kişi yaşarken verilen sıfatlara oldum olası antipati duymuşumdur) kendilerini bu sıfatlarla tanımlayan kişilerle mukayese edilmemin doğru olmayacağını sanıyorum. İnanıyorum ki sen ve arkadaşların, hem metodoloji, hem terminoloji hem de yabancı dil eğitimlerinizle istikbalde bizim yanlarına bile varamayacağımız fakat şüphesiz bolca gurur duyacağımız nitelikte çalışmalar yapacaksınız. İdealleriniz ve çalışma azminizi daima diri tutun.

Çok sevgiler, selamlar.

Cevap
Emircan 10 Nisan 2020 - 01:08

Merhaba Selçuk Uygur. Öncelikle gözlerin için geçmiş olsun.
-Yeni kitabınız ne zaman çıkacaktı?
-Hangi ay ve günde doğdunuz? Teşekkürler. 🙂

Cevap
Selçuk Uygur 18 Nisan 2020 - 19:59

Merhabalar,

Kitap tamamlanmış olmakla birlikte, yayım tarihi takriben kitapçıların açılış tarihinde olacaktır diye düşünüyorum. Zira mevcut şartlarda kitap yayımlamanın pek bir mânâsı bulunmuyor. Doğum tarihim ise 20 Eylül.

Ben teşekkür ederim.

Cevap
Mehmet 10 Nisan 2020 - 16:12

Abi merhaba. İkinci dünya savaşı ve generalleri hakkında bilgi edineceğim kaynak önerir misin. Von manstein, guderian, rommel vs. Generaller.

Cevap
Selçuk Uygur 18 Nisan 2020 - 19:57

Sevgili Mehmet merhaba,

Alman generalleriyle ilgili derli toplu bir anlatım için Kronik Kitap’tan yayımlanan, “Hitler’in Generalleri Konuşuyor” isimli eseri tavsiye ederim. General hatıratı olarak ise Kastaş Yayınları tarafından neşredilen, “Bir Asker’in Anıları” isimli eseri öneririm. Yalnız hatırat türündeki eserler (genellikle kişinin kendini idealize etme çabasıyla yazıldıklarından) yanıltıcı olabilirler. Guderian’ın anıları da, (komutası altında olan 2’nci Ordu’da Kommissarbefehl’i uygulatmadığı gibi gerçek dışı birtakım beyanlar nedeniyle) bu surette okunmalı. Müttefik generallere dair ise, henüz Türkçeye tercüme edilmemiş olmakla birlikte, David Irving’in “The War Between the Generals”ını öneririm.

Selamlar, kolaylıklar.

Cevap
Erdal Onur Esen 14 Nisan 2020 - 16:28

Değerli Selçuk abi;

Böyle samimi bir üslup kullandım kusura bakmazsın umarım. Böyle bir üslup kullanmamın nedenleri ise ikimiz de Yeditepe mezunuyuz ve aynı zamanda ikimiz de Türkçü’yüz. Biraz kendimi tanıtayım. Yeditepe’de Taşağıl hoca ve diğer kıymetli hocalarımızın tedrisatından geçtikten sonra Marmara Genel Türk Tarihi’nde Yüksek Lisans’a başladım. Burada da kıymetli hocalar Ahmet Kanlıdere ve Okan Yeşilot nezaretinde eğitime devam ediyoruz. Daha çok 18-19-20. yüzyıllar Rusya Türkleri ve Kafkasya üzerine çalışıyoruz. İngilizce’nin yanı sıra Rusça’ya da başladık ki oldukça zor, üstelik şu süreçte derslere ara verilmesi baya sekteye uğrattı öğrenme sürecini. Değerli abim çalışmalarını büyük bir zevkle takip ediyor ve okuyorum, alan dışı okumalarda ilk tercihim senin çalışmaların oluyor. İşin uzmanı değilim ama çevirilerin çok başarılı, bu alandaki en iyi örnekleri sunuyorsun okuyuculara ve akademik dünyaya. Maalesef birçok eser çevirmenlerin alanla ilgili terminoloji eksikliği olduğu için yeterince iyi çevrilemiyor, biz de pdf ya da temin etme şansımız olursa orijinalinden okumaya çalışıyoruz. Umarım çin virüsünün sebep olduğu şu kötü günler en kısa sürede geçer ve sağlıklı-huzurlu günlere kavuşuruz. O güzel günlerde de seninle keyifli bir sohbet büyük bir mutluluk ve kıvanç kaynağı olur benim için.

Saygılarımla

Erdal Onur Esen
Bostancı, 14 Nisan 2020

Cevap
Selçuk Uygur 18 Nisan 2020 - 19:48

Sevgili Erdal,

Değerli sözlerin için öncelikle çok teşekkür eder, geçirmiş olduğum göz ameliyatı nedeniyle geç yanıt verdiğim için özür dilerim. Öğrenimi her ne kadar güç de olsa, bir tarihçi adayı olarak istikbalde alanında bir fark yaratabilmek için zarurî olan yabancı dil eğitiminden hiçbir surette taviz vermemelisin. Seni alanında herhangi biri olmaktan kurtaracak olan yol buradan geçiyor. Dil öğreniminin bir ayağının da aşinalık olduğunu göz önüne aldığımızda, bilhassa bu zamanlar öğrenmekte olduğun dillerde okuma ve çalışma yapman adına ideal olacaktır. Tercüme hususuna gelince… Çevirmeni iyi de olsa, şayet yapabiliyorsanız eserleri mutlaka kaynak dillerinden okumaya gayret edin. Zira bu hem o dilde kendinizi geliştirmenizi sağlayacak hem de metne tam anlamıyla nüfuz edebilmeye sizi daha çok yaklaştıracaktır. Bu tatsız günleri ardımızda bıraktığımız vakit sohbet etmeyi ben de çok isterim, o hâlde bir kahve sözüm olsun. Kendine çok iyi bak.

Sevgiler, selamlar.

Cevap
Emircan 20 Nisan 2020 - 17:40

Merhaba Selçuk abi. Bu soru sana çok sorulmuştur diye tahmin ediyorum: İngilizcede 10 bin-15 bin kelimeyi (Phrasal Verb’ler dahil) ve onların anlamlarını en az 10-12 ayda beynimize kazımak-ezberlemek için uygulamamız gereken en iyi çalışma yöntemi nedir? Beyine kazımak derken mesela ne kadar sene geçerse geçsin asla unutmamak gibi. Ve siz yaklaşık kaç tane kelime biliyorsunuz? Şimdiden çok teşekkürler cevabın için.

Cevap

Yorum Yap

Daima izindeyiz...